Malatya’da organ bağışı alarmı: 1 milyonda 3-4 kişi, yaban domuzdan insana kalp…
Prof. Dr. Adil Başkıran, İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nden, Dünya Organ Bağışı Günü kapsamında yaptığı açıklamaları verdi. Medyada haber: Mehmet Duran ÖZKAN, Kamera: Erdal AKBUĞA (MALATYA) olarak yayımlanan röportajda, Türkiye’de organ bağışı oranının milyon nüfus başına 3-4 seviyesinde kaldığını belirtti. Sokağa çıktıda bir ses var, siz de duydunuz mu?
İspanya’da milyonda 50, Türkiye’de milyonda 3-4. Bu oran farkı, başkalarının hayatını kısarken Türkiye’deki yaşanan kısakalmayı gösterir. 1.496 beyin ölümü gerçekleşen hastadan yalnızca 266’sının organları kullanılabildi, bu da yaklaşık milyonda 3,2 olarak hesaplanıyor. 3,700 böbrek nakli, 1.700 organ, 166 karaciğer, 3-4 arası. Çok az, çok zor bir rakam, anladınız mı?
Malatya, ksenotransplantasyon, kök hücre ve 3D baskı teknolojileriyle alternatif organ üretimi için çalışıyor. 2025 yılında Çin’de hayvandan insana karaciğer nakli yapıldı, 2024’te Amerika’da böbrek, 2022’de kalp. Bu deneme aşamasında, domuz organları kullanıldı ama henüz tam işlevli değil. Sadece denemeler, bir gün gerçek olabileceği düşüncesiyle dolu.
Türkiye’deki ilk başarılı böbrek nakli 1975, karaciğer nakli 1988, Malatya’da ise 2002 yılında karaciğer nakli başladı. 1954’te dünyada ilk organ nakli, 1963’te kalp, 1967’de karaciğer. Başkıran, “Malatya’da çapraz karaciğer nakli sistemiyle dünya haritası çiziyoruz” diyerek, tarihsel gelişime vurgu yaptı. 1975, 1988, 2002, bu yıllar hepimizi derinden etkiledi.
Ksenotransplantasyonla hayvandan insana karaciğer, 3D baskı, kök hücre… Malatya, bu alanlarda dünya standartlarını yakalamaya çalışıyor. Prof. Dr. Başkıran, “İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde alt yapı kurduk, tarla gibi bir şey yaptık” diyerek, geleceğe dair umutlarını paylaştı. 3D baskılı biyolojik ürünlerin üretimi burada yapılacak, belki bir gün dünyaya örnek olur.
Dini açıdan bakıldığında, Maide Suresi 32’ci ayetinde “Bir canı kurtaran, bütün insanlığı kurtarmış gibi olur” deniyor. Müslüman toplum olarak, organ bağışını; kardeşiniz için de yapmayı, kendi için de yapmayı hatırlatıyor. “Kendi için istediğini, kardeşine de aynı şeyi istediğini” diyerek, ahlaki sorumluluğu vurguladı. Bu sözler, kalpte bir iz bıraktı, duydunuz mu?
Organ bağışı, hayatla ölüm arasında kalan hastaların yeniden hayata dönme ihtimallerini artırıyor. Prof. Dr. Başkıran, “Türkiye’de organ bağışı oranı düşüktü, ama biz bu düşüşü durduracağız” diyerek, vatandaşları çağırdı. Hangi anda, hangi yerden, kimden, ne zaman bağış yapmalı, sorularla dolu bir çağrı. Herkesin gönlünde bir umut, bir çare var.
Bakalım bundan sonra ne olacak? Malatya’da ksenotransplantasyon, kök hücre, 3D baskı projeleri başarıya ulaşacak mı? Bu soruların cevabı, gelecekteki organ tedavilerinin şekilini belirleyecek.
Kaynak: Orijinal Haber

