Pazar, 04 Ekim 2026

Eğitim-İş’ten MEB’in yeni eğitim yılı genelgesine tepki: Öğretmen talimat memuru değildir

3 dk okuma 0 yorum

ANKARA’da Eğitim-İş temsilcileri, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2026/70 sayılı “2026‑2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” Genelgesi’ne karşı tepki gösterdi. 2026/70 sayılı genelge, eğitimin kronikleşmiş sorunlarını çözmek yerine öğretmen üzerindeki denetimi arttırdığı iddialarıyla gündeme geldi. Eğitim-İş, bu düzenlemenin öğretmenleri “talimat memuru” hâline getirerek, okulları siyasi politikaların uygulama alanına dönüştürdüğünü savundu…

İlk paragrafta bahsedilen genelge, 2026/2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler’e ilişkin yeni yükümlülükler getirdi. Genelleme, öğretmenlerin önlüğünden telefonlarına, veliyle görüşmelerinden dijital platformlara kadar uzanan bir müdahale ve denetim düzeni kurmaya çalışıyor. Genelge, “tavizsiz”, “zorunlu”, “istisnasız”, “kesinlikle”, “ivedilikle”, “hiçbir şekilde” gibi ifadelerle, eğitimde farklılıkları ve özgünlüğü kısıtlayarak dar kalıplara sıkıştırıyor…

İkinci bölümde Eğitim-İş, MEB’in “tavizsiz, zorunlu, istisnasız, kesinlikle, ivedilikle, hiçbir şekilde” kelimeleriyle yönlendirdiğini belirtti. Başkan, bu yaklaşımın öğretmenleri ve öğrencileri omuzlarına yüklediğini, sistemin yapısal sorunlarının sorumluluğunu Bakanlığın üzerinden alarak öğretmen ve öğrencinin omuzlarına taşıdığını söyledi. Eğitim-İş, “öğretmen yoksullaşması, personel açığı, kalabalık sınıflar, öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik ayıbı, eşitsizlik” gibi sorunları çözmek yerine, öğretmenin telefonuna müdahale etmeyi hedeflediğini vurguladı…

Üçüncü paragrafta, öğretmenlerin “talimat memuru” olmadığı, emir‑komuta zincirinin mekanik bir faaliyet olmadığını açıkladı. Eğitim-İş yetkilisi, “öğretmen her yeni politikayı sorgulamadan uygulamakla yükümlü bir talimat memuru değildir” diyerek, mesleki özerkliklerini daraltmaya yönelik yeni düzenlemeleri eleştiriyor. “Hukuku genelgelerle aşmaya, öğretmenin mesleki özerkliğini idari talimatlarla daraltmaya, öğretmeni itibarsızlaştırmaya, okulları güncel siyasi politikaların uygulama alanına dönüştürmeye yönelik girişimlere sessiz kalmayacağız” sözleriyle durumu netleştirdi…

Dördüncü bölümde, Eğitim-İş’in bu tepkiyi “sessiz kalmayacağız” diyerek, mevcut yaklaşımın öğretmenleri zor durumda bıraktığını ve okulları “güncel siyasi politikaların uygulama alanına” çevirdiğini söyledi. “Öğretmenlerin önlüğünden telefonlarına, dijital platformlardan görev yaptıkları okula kadar uzanan müdahale ve denetim düzeni” yaratmayı amaçlayan bu genelge, “erime” gibi bir çözüm sunmadığını belirtti. Böylece, öğretmenlerin mesleki özerkliği kısıtlanıyor ve denetim artıyor…

Beşinci paragrafta, Eğitim-İş’in bu görüşünün, “sıkıntıların çözümüne yönelik değil, öğretmen üzerindeki kontrolü artırmaya yönelik” olduğunu vurguladı. “Denetim ve müdahale, okulları merkezi talimatlarla kuşatan bir yaklaşım” olarak tanımlandı. “Öğretmenlerin ve öğrencilerin omuzlarına yüklenen sorumluluk, MEB üzerinden alınıyor” diyerek, sistemin yapısal sorunlarını çözmek yerine denetim mekanizmasını genişletmeye çalıştığını söyledi. Bakalım bundan sonra ne olacak?

Kaynak: Orijinal Haber

Mustafa Çelik

Mustafa Çelik, Mersin Nabzı Haber - Mersin Haberleri haber merkezinde görev yapan deneyimli bir gazeteci. Ekonomi, teknoloji ve yerel gündem başlıklarında içerik üretiyor; doğrulanmış bilgiyi hızlı biçimde aktarmayı ilke ediniyor. Arşivinde 75 haber bulunuyor.

Mustafa Çelik yazarının 75 haberi →

Yorum Yap

deneme bonusu veren siteler